24 Ara 2012

10-Eksik Sevmek


Birini sevebilirsin, çok sevebilirsin. Kanın kaynar, için ısınır. Kalbinin gümbürtüsü kulaklarını uğuldatır, gülümsemenin genişliği yüzüne yayılır; "seviyorum onu ", "işte aşk" dersin.

Dersin de nasıl ? Sadece sen böyle hissettiğin diye aşk mı demeli buna? Zahmetsiz, emeksiz, kendiliğinden olan hisler yeterli mi sevgi için? Bakınca gördüğün kadar tanımak, belki herkesten biraz daha fazla, görmene izin verileni kafi saymak doyurur mu ruhunu?

Bir süre sonra hala bazı sorular cevapsız, aradaki kapılar kapalı kalıyorsa ve anahtarı bulamıyorsan; sen eksik sevmişsin demektir.

Sor kendine, O'nu anlayabildin mi? Aşk'ın en az seçilen patikasından yürümeyi hiç denedin mi?

Aşk oyununda bir rol oynamak istiyorsan eğer, önce önyargından sonra da egondan soyunacaksın, 'sevdiğinin' elbiselerini giyeceksin.

Dünya'ya O'nun gözlerinden bakacaksın bir kere. Belki renkler bambaşka; senin yeşillerin hep kırmızı onun gözünde. Kimbilir senin gördüğün çayır çimen, kuru bozkır ona göre. Ya onun gökyüzü senin sandığından daha yukarıda yada yıldızları çok daha uzaktaysa?

O'nun ayakkabılarını giyip onun yolunda yürüyeceksin, belki senin yolun pürüzsüz, çukursuz ama ya O'nun bastığı toprak balçık, çamursa? Kavşaklar ışıksız , engeller kat be kat yüksek, mesafeler çok daha aşılmazsa?

O'nun elbiseleriyle karışacaksın kalabalıklara. Bak bakalım yeni, anısız, göz alıcı mı yoksa yıpranmış ama çok giyilip çok şey mi yaşanmış? Bakışlar, yargılar yağmur gibi yağacak üzerine; O'nun dayandığı gibi aşacaksın, devam edeceksin.

Onun yüreğinden hissedeceksin, belki çok hırpalanmış, kırılıp bin parça olmuş. Asma kilitlerle bağlanmış, anahtarı kaybolmuş. Uğraşacaksın, her düğümünü tek tek sabırla açacaksın. Parmakların acıyacak, canın yanacak; parçalar birleşecek çözülecek o yürek. İşte o zaman göreceksin ki sen orada sandığından çok daha kıymetlisin.

Onu anlamazsan eksik seversin, yalan dünyanın küreklerini boşuna çekersin. Yoksa sen "seviyorum" diyip de; ilk rüzgarlı günde uçup gidenlerden misin?

Hiç yorum yok: